......

22/11/2009 - Sis ve Şehir



İki şehri var gecenin, biri gözümde
tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
gibi çöken siste, bana bu uykusuz
şehri niye bıraktın, göze alamadığım
bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,
gece değil istediğin hayli karanlık
bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak
hevesindesin! Gözlerini anlıyorum henüz
bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
gözlerimizi uzaklıklar değil ki
yalnız göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,
ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir
öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,
sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim:
Biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz,
biri sis içinde kirpiklerine kadar açık,
bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum
konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,
gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde

Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa şiir niye?


Haydar Ergülen



Devamını Oku...
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/11/2009 - Baba Nasihati

 

"Oğlum, Türkiye'de hiç bir zaman döviz üzerinden borçlanma.

Başbakan dahil hiç bir siyasi liderin veya bakanın demecine inanıp
işlerini onlara göre sakın düzenleme.

Hiçbir zaman acele karar verme ve verdiğin karardan kolay geri dönme,
bu davranış kendine güvenini arttırır.

Arkadaşına kefil olmak yerine, eğer imkanın varsa ona borç vermeyi teklif et.

Eğer bir mal satman gerekiyorsa mümkünse vadeli satma, peşin sat,
hatta biraz zarar etsen bile böyle yap.

Kredi kartı ile alışveriş yaparken kartını görevliye veya garsona
sakın teslim etme, bizzat sen kasaya götür, pos (kredi kartı)
cihazından geçişini izle ve makineden çıkan fişin rakamlarını kontrol
et.

Kredi kartı şifreni banka görevlisi de olsa bile kimseye söyleme ve
ATM makinesi kullanırken de çevredeki kişilere gösterme.

Hiçbir kooperatife üye olma çünkü 1990 senesinden sonra kooperatif
yoluyla ev veya arsa sahibi olmanın hiçbir avantajı kalmadı.

İş hayatı: En zor taklit edilen imza, bir defada kalemi kağıttan
kaldırmadan atılan imzadır. imzanı bu şekilde atmaya gayret et, en
büyük ve yenilmeyen tek gücün bilgi ve tecrübe olduğunu unutma...

Her kime olursa olsun kefil olacaksan ödeyebileceğin rakamdan
fazlasına kefil olma, kefalet tutarı belli olmayan sözleşmelere imza
atma, aksi takdirde her şeyini kaybedebilirsin.

İş hayatında hiç kimseye olduğundan fazla değer verme, hiç kimseyi de
küçük görme, iş yerine girerken kapıcının elini sık, hizmetlinin
hatırını sor, gerektiğinde karşılıksız yardımda bulun.

Yürüyebileceğin mesafelerde otomobil kullanma. Hiçbir zaman görevde
iken bir devlet memuruna hakaret etme, hatta ona vurmayı aklından bile
geçirme. Aksi takdirde bir yıla kadar hapis cezası alabileceğini
unutma.

Otomobil için: Otomobil satın alınırken satışı en kolay olan marka ve
modelde araç satın almaya gayret et. bu senin hazır para kaynağın
olmalıdır. Çünkü insanın büyük paraya ne zaman acilen ihtiyaç
duyacağı belli olmaz.

Otomobiline binmeden önce lastikleri, kullanırken motor
hararetini,araç tan indiğinde camları ve kapıların kilitlerini kontrol
etmeyi unutma..

Güvenebileceğin bir tamircinin telefonu her zaman yanında olsun..
Mümkünse aynı marka otomobilin yeni modellerini satın al, böylece
tamircin hep aynı kalır.

Otomobilinin periyodik bakımı ile trafik ve sigorta belgelerinin tam
ve eksiksiz olmasına dikkat et. Arabanının tüm emniyet ve güvenlik
sistemleri tam olsa bile ayrıca alarm taktır. Hırsızı caydıracak tek
şey budur.

Ev yaşamında: İyi bir avukatın, elektrik tamircisinin ve su
tesisatçısının adresi kolayında olsun. Sabah uyandığında yatağını
mutlaka topla.İş kıyafetini çorabın da dahil olacak şekilde akşamdan
hazırla, gerektiğinde çamaşır yıkamayı öğren, ancak kendi
giyeceklerinin ütüsünün tamamını her zaman kendin yap.

Çorba, pilav, makarna yapmayı, et terbiye etmeyi ve pişirmeyi mutlaka
öğren. Evin içinde cumartesi ve pazar hariç pijama veya eşofmanla
dolaşma, hatta bu günlerde bile uygun bir kıyafet giy.

Eşin, akşam yemek hazırlarken mutfaktan ayrılma yardımcı ol, yemekten
sonra sofrayı mutlaka sen topla. Mümkünse her yemekten ve tatlı
yedikten sonra dişini fırçala, yemek aralarında yediğin aperatiflerden
sonra ağzını suyla çalkala, yanında mentollü veya naneli sakızın her
zaman olsun.

Tatil yaparken: Tatile, sağlık ve eğitime harcayacağın paraya acıma.
Her yıl yeni bir tatil yöresinde tatilini geçirmeye özen göster. Bu
sana ömür boyunca kırk yada elli farklı yerde tatil yapman demektir.

Sakın yazlık alma, bu senin ömür boyunca aynı yerde ve aynı zamanda
tatil yapman anlamına gelir ki belli bir zaman sonra tad vermez.
Ayrıca bütün yıl sabit masraflar ise işin fazladan tuzu biberi olur.

Özel hayatında: Eşinle kendi aranda mesafeyi yok etme; her zaman
onunda bir özel yaşamı olduğunu unutma.

Ara sıra eşine sürpriz yap, eve çiçekle git, onu iyi bir
restoranda mutlaka akşam yemeğine götür.

Sadece; Allah'tan, evlat acısı yaşamaktan, yetim hakkı yemekten, kuru
iftiraya uğramaktan, sabırlı insanın öfkesinden, korkusuz insanın
cesaretinden ve kendi nefsinden kork...

Ben bunların çoğunu yapamadım ama sen yap...!

Baban...

 

Alıntıdır

Devamını Oku...
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/11/2009 - Ah bu çocuklar :)

Kategori: dunya hali


Kız çocuğa bir top atarsanız hemen suratına çarpar.
Erkek çocuğa bir top atarsanız onu yakalamak için ellerini açar, yine de top suratına çarpar.


Kız çocuğunuzu dışarı çıkmak için özene bezene giydirirsiniz, süslenme faslı bittiğinde küçük hanım harika görünmektedir ama gideceğiniz yere 1 saat gecikmişsinizdir...
Erkek çocuğunuzu dışarı çıkmak için özene bezene giydirirsiniz, ama 10 dakika sonra gömleğinin 2 yakası 2 tarafa kaymış ayakkabıları tozlanmıştır.


Kız çocuk yerde bir çubuk gördüğü zaman alıp neden yapıldığını anlamaya çalışır.
Erkek çocuk yerde bir çubuk gördüğü zaman alıp bundan nasıl bir silah yapacağını düşünür.



Kız çocuklara bir Barbie bebek verin onu giydirir süsler evcilik oynarlar.
Erkek çocuklara bir Barbie bebek verin hemen kollarını bacaklarını koparırlar.


Kız çocuğun saçlarını kestirdiğinizde yeni halini beğenmemişse kendini 2 hafta odasına kilitleyebilir.
Erkek çocuğun saçlarını kestirdiğinizde nasıl olduğuyla ilgilenmez bile.


Kız çocuk annesinin makyaj malzemelerini alıp yüzüne gözüne sürer.
Erkek çocuk annesinin makyaj malzemelerini alıp duvarları boyar.


Kız çocuk gaz kaçırırsa kıpkırmızı olur çok utanır.
Erkek çocuk gaz kaçırırsa önce bir güler, ardından aynı sesi 50 kere tekrar eder.


Kız çocuklar tırnaklarını uzatır ama daha güzel olduğu için değil, bir erkek çocuğun orasını burasını çizebilmek için...
Erkek çocuklar tırnaklarını uzatır çünkü kesmeye üşenirler.


Erkek çocuklar 6 yasından itibaren babalarına yanak vermeyi keserler.
Kız çocuklar 6 yaşından itibaren babaları onlara şeker vermezse onlar da yanak vermeyi keserler.


Kız çocuklar genelde erkek çocuklardan önce konuşmayı öğrenirler.
Erkek çocuklar genelde konuşmadan önce silah seslerini taklit etmeyi öğrenirler.


Kız çocuklar filmde biri öldüğünde ağlarlar.
Erkek çocuklar Ninja Kaplumbağaları 3. kere seyrederken biri TV'yi kapatırsa ağlarlar.


Kız çocuklar büyüyünce kadın olurlar.
Erkek çocuklar büyüyünce büyük erkek çocuk olurlar.

Çoğu doğru değil mi? :))

Devamını Oku...
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/10/2009 - Mutluluk

Kategori: dunya hali
Devamını Oku...
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/10/2009 - YENİ ADRESİM

Burada devam edip etmemek konusunda kararsızım, yaşanan sorunlardan dolayı.

O yüzden artık BURADAYIM
Devamını Oku...
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/10/2009 - Gözlerin İstanbul oluyor birden

Kategori: hissiyat

En sevdiğim şiirlerden bir tanesidir. Bir de Mona Roza ile harmanlanmış hali var ki: Muhteşem

 



Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,

Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.

Martılar konuyor omuzlarıma,

Gözlerin İstanbul oluyor birden.


Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım

Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen

Durgun sular gibi azalacağım

Bir gün, birdenbire çıkıp gelmezsen.


Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince

Yalnız gözlerime bak diyeceksin.

Ellerim usulca ellerine değince

Kaybolup gideceksin


Bir elim seni çizecek bütün pencerelere

Bir elim seni silecek.

Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere

Senin için yeni baştan can kesilecek.


Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde

Sonra seni kaybetmek hemen her yerde

Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak

Yapayalnız kalmak iskelelerde.


Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,

Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.

Martılar konuyor omuzlarıma,

Gözlerin İstanbul oluyor birden.

 

Yavuz Bülent Bakiler

Devamını Oku...
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/10/2009 - Mimli Serüvenler 1.

Kategori: hissiyat


Yaklaşık 1.5 senedir blogcudayım. İlk kez bir mim daveti aldım. Bu davet için peron 35 'e çok teşekkür ediyorum.  İşte benim cevaplarım :

1. En sevdiğiniz 3 çiçek ismi : Tabi ki baştacı Gül, asaletiyle Lale, samimi ve alçakgönüllülüğüyle papatya.

2. Öncelikleriniz : Yeğenlerim Osman, Emin ve Mehlika hayatımın inci taneleri. Sonra eşim, annem, kardeşlerim değerli varlıklarım.

3. Gerçekleşmesini istediğiniz 3 hayaliniz :
Öncelikle yayla gibi -bizim oralarda kocaman kelimesinin eş anlamlısıdır :)- bir ev sahibi olmak. İstanbul'da iyi bir üniversitenin istediğim bölümünü kazanıp yarım kalan eğitimimi tamamlamak. İlerleyen vakitte çok çocuk sahibi olmak (3-5 tane kadar :))

4. En sevdiğiniz ve sevmediğiniz 3 huyunuz :

En sevdiğim huylarım : İnsan kendini düşününce zor oluyor ama anlatmaya çalışayım.
Öncelikle kim ne kötülük yaparsa yapsın, o olayı unuturum, tartışmam, söyleyeceğim son sözü söylerim ve çeker giderim. Asla seviyemi düşürmem.

Para hiç bir zaman benim için amaç olmadı, olamaz. Bu yüzden aile veya arkadaşlar arasında borçlanma konusunda sorun yaratmam. Elimden geleni yaparım, gerisini onlara ve zamana bırakırım. Çünkü para sadece iyi ve huzurlu bir yaşam sürmek için lazım olan ihtiyaçların bir kısmını karşılar. Sevgi, fedakarlık ve güven gibi hislerin yanında esamesi bile okunmaz benim için.

Yaşım kaç olursa olsun, ruhumun genç kalacak olması. Bazıları için bu pek hoş karşılanır bir durum olmasa da, 30 lu yaşlarıma rağmen sokakta ilkokul çocuklarıyla top sektirmek, cips-şeker- çikolata yemek, onların oynadığı her oyuna heyecanla iştirak etmek, dertleri olduğunda ise bir abla , kardeş, arkadaş gibi dert ortakları olabilmek benim için onur verici.
Yaşlılarla şakalaşmak, ellerini öpüp, her fırsatta hatırlarını sormak geleceğe yatırım bence. Yaşıtlarım pek hoşnut olmasa da merdivenleri  2-3'er hoplaya zıplaya inmek, kulağımda mp3 'ümle şarkılara eşlik ederek sokakta gezmek, tozmak, eğlence parklarında en çılgın araçlara binip çığlık atmak vb.  Velhasılı her daim genç kalmak, hissetmek ve yaşamak en sevdiğim huyarımdan biridir.

En sevmediğim huylarım : Aslında ben memnunum ama çevrem çok şikayetçi bu huyumdan. Çok ama çok umursamazım. Hani derler ya, "dünya yansa, bir çuval samanı yanmaz " diye. İşte o benim.  Bu  yüzden bazen vefasız da derler bana. Ben vefasız değilim sadece rahat bir insanım :)

Çabuk pes etmeyi sevmiyorum ama öyleyim. Bir engeli yada sorunu aşamadığım da hemen vazgeçerim, üzerinden kısa veya uzun bir zaman geçtikten sonra da pişman olurum. Aslında aşılabilir olduğunu farkederim ama iş işten geçmiş olur genelde.

Çok patavatsızım. Aslında kötü niyetli değilimdir ama her sözüm yada davranışım hedefi vuruyorsa, benim kabahatim ne. Kısa bir örnek vereyim mesela : Arkadaşla sanal aşklardan ve evlilerde ne çok aldatılma olduğundan bahsediyorduk. Ben de ona "senin eşin çok düşkün bilgisayara.  Dikkat et seni aldatmasın" dedim ama aniden çıkıverdi ağzımdan. Meğer hakikaten eşi aldatıyormuş. Ben mahcup oldum ama bilerek sormamıştım ki.

5. Gıcık olduğunuz 3 hareket :
Rol yapanlar, cimriler, iki yüzlüler.

6. "Bu benim en kara günümdü, dünya başıma yıkıldı ve bir daha ayağa kalkamam" dediğiniz olay :
Aslında bir olay değil üç olay. Yaklaşık bir sene içinde anneannemi, eniştemi ve babamı kaybettim. Başta babam olmak üzere bu üç insan hayatımda asla vazgeçmeyeceğim insanlardı ama üçünü de yakın zamanlarda kaybetmek yıktı. O acı bana ölümü ve hayatı en iyi şekilde anlattı. Ancak o günden sonra istesem de istemesem de her şey yarım kalıyor, asla tamamlanmıyor . Ne hüzün, ne mutluluk. Neyse bu konuyu uzatıp acımı tazelemek, sizi de üzmek istemiyorum.

Edit : Mimlenmek isteyen arkadaşlar haber verebilir yada mimlediğimi varsayarak bu mimi yazabilirler :)



Devamını Oku...
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/10/2009 - Püf Noktası



Vaktiyle testi ve çanak-çömlek imal edilen kasabalardan birinde, uzun yıllar bu meslekte çalışan bir çırak, kalfa olup artık kendi başına bir dükkan açmayı arzu eder olmuş. Ne yazık ki her defasında ustası ona:

- Sen, demiş, daha bu işin püf noktasını bilmiyorsun, biraz daha emek vermen gerekiyor.

Ustanın bu sonu gelmez nasihatlerinden sıkılan kalfa, artık dayanamaz ve gidip bir dükkan açar. Açar açmasına da yeni dükkanında güzel güzel yaptığı testiler, küpler, vazolar, sürahiler onca titizliğe ve emeğe rağmen orasından burasından yarılmaya, yer yer çatlamaya başlar. Kalfa bir türlü bu çatlamaların önüne geçemez. Nihayet ustasına gider ve durumu anlatır. Usta,

- Sana demedim mi evladım; sen bu işin püf noktasını henüz öğrenmedin. Bu sanatın bir püf noktası vardır.

Usta bunun üzerine tezgaha bir miktar çamur koyar ve,

- Haydi, der, geç bakalım tezgahın başına da bir testi çıkar. Ben de sana püf noktasını göstereyim.

Eski çırak ayağıyla merdaneyi döndürüp çamura şekil vermeye başladığında usta önünde dönen çanağa arada sırada "püf!" diye üfleyerek zamanla testiyi çatlatacak olan bazı küçük hava kabarcıklarını patlatıp giderir. Böylece çırak da bu sanatın püf denilen noktasını öğrenmiş olur.

Her sanatın incelik gereken nazik kısmına da o günden sonra püf noktası denilmeye başlanır...


Devamını Oku...
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/10/2009 - İhlas





Birisi gelir Cüneydi Bağdadi’ye sorar:
“İhlası kimden öğrendiniz? ”
Cevap şöyledir:
"Mekke-i Mükerreme’de harçlıksız kalmıştım. Basra’dan para bekliyordum, ama gelmemişti. Saçım sakalım çok uzamıştı. Bir berbere girdim.” Peşin peşin söyleyeyim param yok ” dedim:
”Allah rızası için saçlarımı düzeltebilir misin?”
Berber o anda mevki sahibi birini traş etmekteydi. Onu bırakıp beni traş etmeye başladı. Adam itiraz etti.
Berber “Kusura bakmayınız efendim” dedi, “sizi ücret mukabilinde traş ediyorum. Ama, bu genç Allah rızası için istedi.”
Berber dahasını da yaptı,bana harçlık verdi. Aradan birkaç gün geçti, beklediğim para geldi. Ona bir kese altın götürdüm. “Asla alamam” dedi. “İnan Allah’ın rızası daha değerli.”




Devamını Oku...
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/10/2009 - Google'dan bul beni :)

Kategori: dunya hali



Bloglarda moda olan google aramalarından ben de bir demet sunayım. Bakalım, benim bloguma insanlar nasıl aramalarla gelmişler.  İçlerinden seçtiklerime aşağıda cevap vermeye çalıştım.

Sorma beni : Olur ben sormam ama soranlara nasıl cevap vereyim?

Gitme dost : Eğer hakiki dostsa gitmez zaten, değilse bırak gitsin.

2009 kadın hakları : Ev işleri yapmama hakkı, eğlenme hakkı, sınırsız alışveriş yapma hakkı kadın hakları sözleşmesine bu yıl eklenen haklar. 2010' da yeni haklar eklenmesi bekleniyor. 

 



Ayrıldık blogcu : Çok üzüldüm de blogcu ne yapabilir ki? Ama benden tavsiye istersen, ayrılığın nedenlerini araştır, aşılabilirse yeniden bir araya gelebilirsiniz.

Ben sana hiç yalan söylemedim, ben sana yalan söylemedim ki : İnanayım mı? Yalan söylemeyen insanlar kaldı mı? Eğer ciddiysen bu sözünde, tebriği hakediyorsun.

Big bang nasıl olmuş : Bu konuda pek çok söylenti var. Bunun için CERN deneyi yapılacaktı ama aksaklık çıktı. Ben de merakla bekliyorum bilimin cevabını.

Bir daha arayıp sorma : Arayan sensin dostum. Ne bu sitem.

Evimizin alt katında radyasyon var : Ciddi mi? Hemen TÜBİTAK' a haber verin, radyasyonu temizlesinler. Allah korusun , siz ve çevreniz mutasyona uğrar sonra.

Gittin dağ gibi büyüdü : Yalnızlık diye bir şiir vardı galiba, ben de hatırlayamadım şimdi.

Gönül gözün görmediğine inanır : Atalarımızın bir kısmı da "gözden ırak olan, gönülden de ırak olur" derler. Ben onların yalancısıyım.






Gıcıklara çöüm : Çözüm demek istedin galiba. Boğazdaki gıcıklar için genelde ılık su önerilir ama gıcık olunan insanlara çözümü ben de bilmiyorum. Bulursan yazıver.

Mahya nereye asılır : İki minare arasına asılır diye biliyorum ben.

Neden ayrıldık blogcu : Bilemeyeceğim. Ama ayrıntılı bir mail atarsan belki faydam dokunur.

Ramazan ayında minarenin arasına asılan yazı : Bildim, bildim. Mahya.

Sen meni sev : Men de sevem seni.

Seni seviyorum blog : Teşekkür ederim. Blogumda seni seviyordur, eminim.

Sormas.beni : Bunu pek anlamadım. Sorma beni demek istedi galiba.

Çeki katil bebek : Öyle bir gerilim filmi vardı galiba ama hatırlamıyorum.

Ölen kocadan kadın hakları : Zenginse mal-mülk sana kalır, değilse büyük ihtimalle emekli maaşını alma hakkın olur.


Devamını Oku...
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

herşey

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

gezegen42
Blogcu Yardım
sonsuzruh
azizekalan
acizgonul
anayolcikmazi
myspace profile view counter